Son Çıkış

Son Çıkış
  • İSTANBUL
  • Türü Sergi
  • Telefon0212 243 54 43
  • Tarih 2018-09-14 18:30
  • AdresMixer - Mumhane Cad. No: 50, Karaköy
  • FiyatÜcretsiz
  • Web
  • Bağlantıları:
Bu içerik 70 kez okundu.
ETKİNLİK DETAY

Sanatçının beden, sınır ve güvenlik politikaları üzerine kurguladığı sergi; geçmiş, gelecek ve bugünün korkularını ele alarak bu korkularla yüzleşmenin yollarını arıyor. İktidarlar tarafından şekillenen kişisel korkuların, günden güne büyüyerek kitlesel korkulara dönüşümünü ana odağına alan bu sergi, izleyiciye korkuların betimlenmesi ve hesaplaşılması üzerine bir bakış açısı sunuyor.

Günümüz kriminolojisinin, makineler aracılığıyla saptanan bedenin içini yani görünmeyeni, x ray gibi yöntemler üzerinden suç kavramını araştırdığı, incelediği ve en büyük amacının suçun önüne geçmek olduğu söylenebilir. Sanatçı, x-ray resimleriyle gözetleme, suç eşleştirme gibi soyut ve görünenden uzak bir yaklaşımın altını çizmekte…Da Vinci’nin geçtiğimiz yıllarda rekor fiyata satılan Salvator Mundi “Dünyanın Kurtarıcısı” isimli eserini bir sanat kaçakçısı havasında valize koyup sanat- suç ilişkisine dikkat çekiyor. Leblebici, sanat eserinin suç unsuruna, sanatçının suçluya dönüşmesine yol açabilen bir bakış açısıyla sunuyor.

Sergide gündeliğimizin içinde görmeye alışkın olduğumuz ve tanıdığımız nesneler üzerinden ürettiğimiz korkular sorgulanmakta. Sabah bizi uyandıran bir alarm sesi bu serinin çıkışı niteliğinde! Leblebici’nin korkularıyla hesaplaşmak için seçtiği nesneler; incelikli ve mütevazı olmaktan çok kışkırtıcı, barışçıl olmaktan ziyade saldırgan bir tavrı işaret ediyor. Sergi; çalar saat, yüksek rütbeli bir subayın şapkası, anti-depresanlar, uçuş panosu gibi nesnelerin; iktidar ilişkileri icra etme, korkularla başa çıkma ve hesaplaşma gibi farklı güçlerini gösteriyor.

Sanatçı, sınır ve güvenlik politikalarını işaret ettiği uçuş panosunda da günümüz krizlerinin yıkıcı etkisini vurgulamak amacıyla bütün uçuşları İPTAL etmiştir. Havalimanları transit bir yer olarak tanımlanmış, hareketliliğin ve küreselleşmenin özlü bir sembolü halini almıştır. Şiddet, ayaklanmalar, savaşlar, depremler, kıtlık gibi krizler sebebiyle kaderden veya yoksulluktan kaçmak için kullanılan bu transit bölgenin kapıları kapandığı an bir hapis alanına dönüşmekte.