Bu senin işletmen mi?
Bilgilerinin güncel olmasını sağla. Lütfen yeni müşteri bulmak için ücretsiz araçlarımızı kullan.

Galatasaray'da, yaklaşık iki hektarlık bir alanda bulunan İngiltere elçiliği binası, önce büyükelçilik olarak inşa edilmiş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra konsolosluk olarak hizmet vermeye başlamış. İngiltere Başkonsolosluğu, 19. yüzyıldan bu yana görkemli geçmişiyle Beyoğlu'nda iki ülkenin elçisi olmaya ve tarihe tanıklık etmeye devam ediyor.

Fetihten sonra İstanbul'un en önemli liman ve ticaret merkezi olan Galata'daki yerleşimin surların dışına taşmasıyla bir taraftan Cadde-i Kebir'in şekillenmeye başlaması, diğer taraftan da etrafındaki değişim ve büyüme sırasında Beyoğlu, elçiliklerin merkezi haline gelmiştir. Ayrıca Evliya Çelebi, buralarda gördüğü binalardan bahsederken, Ceneviz elçisinin evi il< birlikte Hollanda, Venedik, Fransız elçiliklerini de sayar ve Kasımpaşa'ya nazır bir konumda olduğunu söylediği İngiliz elçiliğini de tüm ayrıntıları ile kayıtlara geçirmeyi ihmal etmez.

Anglo-İtalyan üslubunda, 3 katlı elçilik binasının iç mekânını gezdiğinizde uzun koridorları, geniş mermer merdivenleri, Korint sütun başlıkları dikkatinizi çeker. Kabul bölümündeki süsle-meler, 18. yüzyıl İngiliz zevkini yansıtmaktadır. İran halıları gibi değerli eşyalarıyla da dikkatinizi çeken elçüiğin balo salonu, süslü şamdanları ve gümüş eşyaları ile ünlüdür. Balo salonu ve büyük merdivenlerin tavanında karşınıza çıkan görkemli avizelerin ilginç hikâyesi hâlâ dilden dile dolaşır. Anlatılan odur ki, Kraliçe Victoria tarafından aslında Rusya Sarayı'na gönderilen bu avizeler istenilen yere ulaşamaz. Gemi İstanbul'da iken Kırım Savaşı çıkmıştır. Bunun üzerine avizeler¬den üçü İngiliz Konsolosluğu'nda kullanılır. En görkemli olanı da Sultan Abdülmecid'e hediye edilir. Bu avize halen Dolmabahçe Sarayı'nda bulunmaktadır.

Elçiliğin cephesi, Sir Charles Barr'nin tasarımına uygun olarak neo-rönesans anlayışına göre düzenlenmiştir. Büyük ve gösterişli bahçe ise çeşitli davetler için halen kullanılmaktadır.

İNGİLİZ ELÇİLİK BİNASI VEYA PERA HOUSE
İngiliz elçilik binası tarih boyunca çeşitli yangınlarla uğraşmak zorunda kalmıştır. İlginç olan ise elçiliğin Galatasaray'a geliş sebebinin de bir başka yangın olmasıdır. Bugün konsolosluk binasının bulunduğu alan daha önce Fransızlar tarafindan kullanılıyorken, ı8oo1ü yılların başında çıkan bir yangının ardından, Fransızlar burayı terk eder ve tünel yakınındaki Fransız Sarayı'na çekilirler. Boş duran arazi, daha sonra, dönemin padişahı III. Selim tarafından İngilizlere verilir. Hatta padişah III. Selim, maddi destek sağlar ve dönemin İstanbul İngiliz Büyükelçisi Lord Elgin tarafindan ilk elçilik binası burada inşa edilir.
Ne ilginçtir ki bu bina uzun sayılmayacak bir süre sonra, 1831'de çıkan bir yangında zarar görür ve elçilik geçici olarak Tarabya'daki yazlık binaya taşınır.

1844 yılında, Galatasaray'da yeni bir elçilik binasının yapımına karar verilir. Binanın mimarı olarak Sir Charles Barry ve William James Smith seçilmiştir. Sir Charles Barry, 19. yüzyılda Londra'da yaptığı restorasyon ve çevre düzenlemeleriyle tanınan bir mimardır. Aynı zamanda, West-minster Sarayı olarak bilinen "Parlamento Binası"nın onarımı ve eklemelerini yardımcısı Augustus Welby Pugin ile birlikte yapmıştır.


1947-1948 yıllan arasında ele alınan tasarımla Sir Charles Barry ilgilenir. 19. yüzyılda İngiltere'de moda olan neo-rönesans tarzına göre tasarımı gerçekleşen binanın inşaatı için, o sırada İstanbul'da yaşamakta olan William James Smith görevlendirilir. Bu nedenle elçilik binası da İngiliz kamu binalarında aynı döneme özgü olarak sıkça rastlanan klasik görünüme yakın bir anlayışı yansıtmaktadır. William James Smith binanın yapımı süresince İstanbul'da kalmış, başka binalar da inşa etmiştir.

Elçilik binasının toplam inşaat harcamalarının 83.765 sterlini bulduğu kayıtlara geçen diğer bilgiler arasındadır. Ancak daha sonra burada görev yapan elçüer, binayı hem pahalı hem de zevksiz, hatta sağlıksız bulmuş ve beğenmemişlerdir.