Beyoğlu burada!
Aradığın her şeye buradan ulaşabilirsin

Beyoğlu Surp Yerrortutyun (Üç horan) Kilisesi

Bu senin işletmen mi?
Bilgilerinin güncel olmasını sağla. Lütfen yeni müşteri bulmak için ücretsiz araçlarımızı kullan.

Beyoğlu Surp Yerrortutyun (Üç horan) Kilisesiİstanbul'un fethedildiği dönemlerde, Beyoğlu'nda bir miktar Ermeninin yaşadığı rivayet edilirse de, bunu kanıtlayacak herhangi bir belge yoktur. 16. yüzyıl başlarında önce Avrupalılar ve ardından gayrimüslim ahali Galata sırtlarına ve Pera bağlarına doğru yerleşmeye başlamıştır. Avrupalı elçiliklerde hizmetkâr, kapıcı, aşçı vb. işlerde görev alan Ermeniler de bu semtte zamanla kalabalık bir cemaat oluşturmuşlardır.

Beyoğlu Surp Yerrortutyun Ermeni Kilisesi batıdan Sahne (eski adı; Tiyatro Sokağı), kuzeyden Nevizade (eski adı; Ermeni Kilise), doğudan Solakzade (eski adı; Sol) Sokaklarıyla çevrilidir. Güneyden İstiklâl İstiklâl Caddesi üzerindeki apartmanlarla ve Tokatlıyan Han'la sınırlanır. Beyoğlu başpapazı Krikor Acemyan'ın 11 Nisan 1843 tarihli hatıratına göre, Üç Horan adına düzenlenmiş, 1515 tarihli (H. 921) padişah mührü taşıyan bir elyazma hüccet, bu kilisenin toprağının üzerindeki ahşap kiliseyle birlikte Rumlardan satın alınmış ve Ermeni cemaatinin mülkiyetine geçirilmiş olduğunu belgelemektedir. Galata kilisesinin papazları ve mütevellileri tarafından kapatılmasına dek, on yıl ibadete açık kalan kilisenin geçirdiği yangınlar, 16.-19. yüzyıllar arasındaki dönemine dair tüm izleri yok etmiştir. Galata kilisesinde korunan bir kayıt, bu kilisenin mütevellisi Krikor Amira Kevorkyan-Çerazyan'ın öncülüğünde cemaatin ileri gelenlerince, çevresindeki arsaları satın alınarak arazisi büyütülen Üç Horan'ın yerinde, önce Surp Echmiadzin adlı bir sübyan mektebi yaptırıldığını, Sultan II. Mahmud'un fermanıyla bu okulun kiliseye çevrildiğini yazmaktadır57. 1807'de, Pentekoste yortusunda Surp Yerrortutyun adıyla kutsanan ahşap kilise58 1810'da tamamen yanmış, ayinler geçici bir sunakla sürdürülebilmiştir. Yıllarca harap halde kalan yapı, Bab-ı Ali'ye yapılan patriklik başvurusuyla alınan padişahlık fermanıyla, yeni bir kilise yapılmak üzere 1836 yılında yıktırılmıştır. Amiraların, rahiplerin, halkın maddi ve manevi yardımlarıyla, Garabet Balyan, Hamamcıbaşı Minas Ağa ve Hovhannes Serveryan tarafından, din adamlarına ve mütevellilere ait ek binalarla birlikte büyük bir kilise inşa edilmiş, 18 Haziran 1838 tarihinde kutsanarak ibadete açılmıştır.

1838'den sonra bağımsız bir mütevelli ve ruhani tarafından yönetilmeye başlamış olan Surp Yerrortutyun Kilisesi'nin tapusu 14 Kasım 1889 tarihlidir. 16 Aralık 1845 tarihli fermanla onarılan kilisenin avlusunda, 1846'da yaptırılan karma Naregyan Okulu ve ek binalar 1867'de yenilenmiş, ancak 1870 Beyoğlu yangınında harap olunca yerine kâgir, üç katlı bir yapı inşa edilmiştir. 13 Şubat 1890 tarihli izinle onarılmış olan kilise son olarak 1989'da elden geçirilmiştir. Avlunun kuzeydoğu köşesindeki “Yoksullar Yurdu”, 1897'de bir dispanser haline getirilmiştir. 31 Temmuz 1908'de Osmanlı Kanun-i Esasi Birliği ve Ermeni Klübü'nün girişimiyle Üç Horan Kilisesi'nde “hürriyet” davası uğruna şehit olan Müslümanlar anısına bir tören tertiplenmiştir. Kilisenin 84 karma üyeli korosu, 1926 yılında Nerses Hüdaverdiyan tarafından kurulmuştur.

Büyük bir avlunun ortasında 1.042 metrekarelik bir alan üzerinde yükselen Surp Yerrortutyun Kilisesi, büyük, tek nefli bazilikal bir planla tasarlanmıştır. Batıda, doğudaki ana yapıdan taşan yan şapellere simetrik iki mekân yer alır. Bunlardan güneybatıdaki, Surp Minas'a adanmış bir şapeldir. Kuzeybatıdakinin zemin katı morg olarak kullanılmaktadır. Bu yapıdaki bir merdiven üst galeriye ve çan kulesine ulaşır. Kâgir yapının dış cepheleri düzgün taş levhalarla kaplıdır. Kuzey, güney ve doğu cephelerinde yer yer iki renkli almaşık bir doku göze çarpar. Batı cephesinden itibaren tüm köşeler ve pencereler rustik bir görünüm veren mermer taş örgülerle vurgulanmıştır. Üç katlı bir düzenle yansıyan batı cephesinde, üçgen alınlıkla taçlanmış dışa taşkın kilise, simetrik iki yan mekânla dengeli bir kompozisyon çizer. Kapı söveleri, taş çerçeveli dikdörtgen pencereler, kilise ve yan mekânların altın yaldızlı kabartmalarla zengin, madeni siyah boyalı kapıları, mermer inşa kitabeleri, madeni ışınsal süslemelerle değerlendirilmiş yarım yuvarlak kemerli ve oval pencereler, kat ayrımlarının keskin profilli silmeleri yapının dış bezeme detaylarını oluşturur. Avluda, kilisenin kuzeyinde, Pangaltı Mezarlığı'ndayken bir ziyaret yeri haline gelen ve bu mezarlığın istimlak edilmesinden sonra buraya nakledilmiş olan Culfalı Başpatrik IV. Hagopos’un (ö.1680) bir kiliseyi andıran madeni konstrüksiyonlu anıt mezarı bulunur. Güneyde ise Başpiskopos İstanbullu I. İknadios Kakmaciyan'ın lahti yer alır (ö. 1869).

Üç Horan Kilisesi'nin batı ana girişinde yer alan narteks, üstteki galeri katını taşıyan simetrik sıralı korint başlıklarla taçlanmış yivli üçer sütunla üç bölüme ayrılır. İkişer basamakla yükseltilmiş yanal alanları madeni korkuluklarla sınırlanan narteks, dört kanatlı madeni kapı ile yaklaşık 342 metrekarelik naosa bağlanır. Duvar kalınlığı yer yer 130 cm.yi geçen kilise, kuzey ve güney beden duvarlarında simetrik sıralanan dikdörtgen pencerelere karşın loş bir iç mekâna sahiptir. Duvarları hareketlendiren korint başlıklı yivli pilastırlar, pencere açıklıklarının kademeli kemerleri ve haç motifli kilit taşları, beden duvarlarını üst kotta dolanan kornişler, tonoz eteğini taşıyan akantus kabartmalı konsollar ve almaşık sıralanan rozet süslemeler, girişi vurgulayan korint başlıklı yivli sütunlar ve apsisin kasetlenmiş yarım yuvarlak üst örtüsü klasik Yunan ve Roma üsluplarıyla biçimlenmiştir.

Büyük eliptik bir yay çizen tonoz dikdörtgen çerçevelerle bölümlenmiş, bu çerçeveler tonoz boyunca karşılıklı olarak havari ve İncil yazarlarının büyük boy yağlıboya portreleriyle değerlendirilmiştir. Altın yaldızlı sunak masaları ve koro bölümünü naostan ayıran yıldız motifli örgülü geçmelerle hazırlanmış korkuluk kaliteli bir ahşap işçiliğinin ürünü olarak dikkati çeker. Kilisenin dışa taşkın apsisinde Kutsal Üçlü'ye vakfedilmiş altın varaklı ahşap ana sunağının kuzeyinde, “İsa'nın görünümünün değişmesi” ne, güneyinde ise “Meryem Ana'nın göğe alınması” na atfedilmiş iki yan sunak yer alır. Birer küçük kilise gibi tasarlanmış olan beşik tonozlu Surp Krikor Lusavoriç (güney) ve Surp Dznunt-Vaftizhane Şapelleri (kuzey) ahşap kapılarla koro bölümüne açılır.

Batılı formlarla şekillenen ve Ermeni üslubundan hemen hiçbir iz taşımayan Surp Yerrortutyun Kilisesi'nin mimari ve süslemesinde tam bir simetri ve uyum esas alınmıştır. Yapının iç tasarımında Korint, dışında ise Dor düzenini uygulayan Balyanlar, Yunan ve Roma mimarisinin klasik çizgilerini benimsemişler, yapıtlarında genellikle bu biçimlerden yararlanmışlardır.