Beyoğlu burada!
Aradığın her şeye buradan ulaşabilirsin
Bu senin işletmen mi?
Bilgilerinin güncel olmasını sağla. Lütfen yeni müşteri bulmak için ücretsiz araçlarımızı kullan.

Kasımpaşa semtinde Bahriye Caddesi üzerinde yer alan cami esasında XVI. yüzyılda Güzelce Kasım Pasa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştı. Ahşap olan bu cami 1722 yılında bir yangın sonucu tamamen yanmıştır. Mütevellisi tarafından yeniden yaptırılan cami tekrar yanarak harap olmuştur. Bu defa Sultan Abdülaziz 1860'lı yıllarda kare planlı, tek kubbeli ve iki minareli olarak yapıyı yeniden inşa ettirmiştir. Yapı 1891 yılında tamir görmüş ve bugünkü şeklini almıştır. 

Geniş bir avlu içinde yer alan caminin önünde altı sütunlu, lentolu ve meyilli bir çatı ile örtülü giriş revağı vardır. İçerde yer alan son cemaat yerinden minarelere ve üstteki mahfile ulaşılmaktadır. Son cemaat yerinden mihrap ekseninde yer alan bir kapı ile harime geçilmektedir. Harimin iki yan duvarında birer kapısı daha vardır. Üç sıra pencere ile aydınlanan mekanda alttaki iki sıra sivri kemerli üst sırada ise iki yanda birer üçgen, ortada tepesi sivri olan birer pencere vardır. Kuzeyde son cemaat yerine açılan alt pencereler ile kuzey duvarında dışa açılan pencereler dikdörtgen açıklıklıdır. Duvarlar köşelerde ve pencere aralarında yer alan duvar payeleri ile üçe bölümlenmiş olup üstte sivri kemerlerle de payeler bağlanmıştır. Daha yukarıda ise köşeleri birbirine bağlayan büyük sivri kemerler yer alır. Mekan pandantiflerle geçişi sağlanan bir kubbe ile örtülüdür. Kuzeyde yer alan mahfil iki yanda ahşap sütunlarla taşınan çıkmalarla genişletilmiştir. 

Dışta beden duvarlarının üstü basık bir üçgen alınlıkla sonlandırılmıştır. Köşeler üstte burmalı silmelerle yumuşatılmış, üzerlerine de birer küre yerleştirilmiştir. İçeride ise duvar payeleri renkli taş taklidi boyalarla belirginleştirilmiş ve üstlerine de başlıklar işlenmiştir. Kemerlerde iki renkli taş taklidi boyamalar vardır. Pencere kemer köşeleri ile üst sıra pencere çevreleri, pandantifler ve kubbe içi XIX. yüzyıl ikinci yarısına ait kalem işleri ile süslenmiştir. Kubbe içinde gül demetlerinden oluşan madalyonlar bulunur. 

Son cemaat yerinin iki yanında yer alan kesme taş minareler kare kaide üzerinde çokgen gövdeli ve tek şerefelidir. Vaktiyle köşk tipi olan şerefeler ve taş külahların yerine oval geçişli şerefe ve kurşun kaplı ahşap külahlar yapılmıştı. Yakın zamanda minareler yeniden inşa edilmek üzere sökülmüş ve taş külahlı olarak yenilenmiştir. Yapının önünde yer alan şadırvan 1870 tarihinde Baş yoklamacı Ömer Efendi tarafından annesi Esma Hanım için yaptırılmıştır. Ortada çokgen gövdeli mermer bir hazne vardır. Bunun üzerini örten geniş saçaklı kubbe sekiz sütun ile taşınmaktadır. Avluda yer alan 1150 (1737) tarihli çeşme Feyzullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Gedik Abdi tarafından yaptırılan sebil yanınca Sultan Abdülaziz tarafından 1310 (1892) tarihinde yeniden yaptırılmıştır. Külliyeye ait imaret, medrese, mahkeme, binaları günümüze gelmemiştir. Muvakkithane ve çifte hamam ise mevcuttur.